Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi, farklı ülkelerden akademisyenleri bir araya getiren 3. Uluslararası Balkan Sempozyumu'na ev sahipliği yapıyor. Kosova, Kuzey Makedonya, Yunanistan, Bulgaristan, Arnavutluk ve Sırbistan gibi ülkelerden katılımcıların yer aldığı program, Balkanlar'ın tarihî, kültürel ve medeni birikiminin çok yönlü bir analizidir. Rektörlük Konferans Salonu'nda başlayan etkinlikte akademisyenler, din adamları, kurum temsilcileri ve öğrenciler, bölgenin ortak mirasını derinlemesine ele alıyor.
Üniversite Rektörü Prof. Dr. Mümin Şahin, Rumeli ve Balkanlar'ın Türkiye için taşıdığı stratejik önemi ve Osmanlı medeniyetinin bölgedeki izlerinin araştırılmasının bilimsel değerini vurguladı. Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı Başkan Yardımcısı Ahmet Alemdar ise Edirne'den Saraybosna'ya uzanan coğrafyanın maddi mirasının yanında, bu eserleri yaratan bilim ve sanat insanlarının da tanınması gerektiğini belirtti. Batı Trakya Müftüleri İbrahim Şerif, Mustafa Trampa ve Basri Eminefendi ile Bulgaristan Başmüftüsü Ahmed Hasanov da sempozyumda Balkanlar'daki yaşam deneyimlerinden, geçmiş zorlukların üstesinden gelişten ve kültürel devamlılıktan söz etti.
Prof. Dr. Halit Eren, sempozyumun medreseler, kütüphaneler, vakıflar, mimari eserler, edebî metinler ve müzik geleneklerini kapsayan geniş bir araştırma alanını sunduğunu açıkladı. Balkan tarihinin sadece siyasi değişimler üzerinden okunmasının eksik kaldığını vurgulayan Eren, bölgede üretilen düşünce ve sanatın da derinlemesine incelenmesi gerektiğini belitti. Sempozyum, akademisyenlerin sunumlarıyla devam edecek.





